Serkan Bakar İle Röportaj: Kimseye Muhtaç Olmadan Destan Yazmak

Uzaktan takip ettiğim ve nihayet kendisini sizle birlikte tanıyacağım Serkan Bakar röportajım huzurlarınızda.

Conan evrenine olan sevdamı kancasına takılan oyunları sayesinde uzaktan “tam olmak istediğim bünye, kimseye muhtaç kalmadan kendi ilmimle ve uğraşımla şöyle oyunlar yapmak isterdim” dediğim biri idi Serkan Bakar. Bugüne nasipmiş. Kendisiyle mülakat gerçekleştirdik.

Keloğlan Masalları’ndan Beholgar 2’ye uzanan bir mücadeleyi okuyacaksınız. Animasyondan gelen tecrübesini tek kişilik stüdyoya dönüştüren bağımsız oyun geliştiricisi Serkan Bakar, solo geliştirici deyince akla gelecek ilk isimlerden. Kendisiyle Türkiye’deki engelleri ve yeni projelerini konuştuk.

  • 1- Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çocuk kitabı illüstrasyonundan karakter animasyonuna ve oyun geliştirmeye uzanan kariyeriniz nasıl başladı?

1981 Balıkesir doğumluyum. 10 yaşından beri oyun oynayan birisi olarak oyunlara olan sevgim aşka dönüştü zamanla. Oyun yapmak için girişimlerim olmuştu ama o zamanlar kaynak yetersizliği nedeniyle hep yarım kalmıştı. Daha sonra Jurassic Park filmini görmemle animasyona merak salmıştım. Tabii bunlar o zaman için hayal mesleklerdi. Animasyonu 2007 yıllarında ancak öğrenebilmiştim. 2008 yılında Keloğlan Masalları projesine karakter animatörü olarak dahil oldum ve animasyon mesleğine ciddi olarak başlamış oldum. 2014 yılında Unity motorunu keşfettim. İlk oyunumu (Super Barzo) hazır asset’lerle yaptım. Bu bana çok fazla tecrübe kazandırdı. O günden beri de evden oyun yaparak geçimimi sağlıyorum.

  • 2- Uzun yıllar animasyon sektöründe çalıştınız. Bu süreçte edindiğiniz deneyimler bugün bir oyun geliştiricisi olarak size en büyük katkıyı nasıl sağlıyor?

En büyük katkısı 2D ya da 3D animasyon konusunda birine ihtiyaç duymuyorum. 3D model veya rig konusunda da programlara aşina olduğum için zorluk çekmiyorum. Oyun motorlarında aynı mantık işlediği için 3D hiç bilmeyen birine göre daha çabuk öğrenebiliyorsunuz. Sahne kompozisyonu ve sinematografi bilginiz de normal bir insana göre daha gelişmiş oluyor. Bu da ayrı bir artı sağlıyor tabii.

  • 3- Kendi stüdyonuzu kurup bağımsız oyun geliştirmeye karar verdiğiniz an neydi? Sizi bu yola iten motivasyon ne oldu?

Bu 2014’te Unity oyun motorunu keşfetmemle başladı aslında. Çünkü oyun motorları 1 milyon dolar civarındayken Unity ücretsizdi. Hemen indirip denedim. Tabii ilk başta olmadı çünkü kodlama bana göre değildi. Daha sonra Playmaker denen visual scripting asset’ini keşfetmemle başlamış oldum. Eğer kod yazmayı sevmiyorsanız bu tür asset’ler çok faydalı oluyor.

  • 4- İlk oyununuz Mahluk: Dark Demon ile başlayan yolculuk bugün Beholgar 2’ye ulaştı. Geriye dönüp baktığınızda en büyük gelişimi nerede görüyorsunuz?

Aslında Steam’deki ilk oyunum Super Mustache. Onu ABD’li bir yayıncıya vermiştim. Fakat bir daha ses soluk çıkmadı. Neyse, güzel dolandırıldım zamanında. 🙂
En büyük gelişim, hazır asset’lerle yaptığım çoğu şeyi artık sıfırdan kendim yapabiliyorum. Mahluk, platform oyun asset’i kullanarak yaptığım bir oyundu. Yani ana mekanikler hazır kodlardan oluşuyor. Sanatsal yönden de geliştiğimi düşünüyorum. 2D animasyon becerim o zamanlar çok iyi değildi, şimdi biraz daha iyi. Beholgar 2’de karakterler 3D olduğu için pixel art texture kaplama öğrenmek zorunda kaldım. Bu da bana ayrı bir beceri olarak eklendi diyebilirim.

  • 5- Beholgar serisi nasıl ortaya çıktı? İlk oyundan ikinci oyuna geçerken oyuncu geri bildirimleri tasarımınızı nasıl etkiledi?

NES dönemine ait Batman oyununu oynarken “Niye buna benzer bir oyun yapmıyorum, hâlâ çok güzel?” demiştim. Hollow Knight’ı da yeni bitirmiştim. Metroidvania türüne ilk giriş yaptığım oyundu. Hem NES grafikleri olan hem de Metroidvania özellikleri taşıyan bir oyun yapma isteği ile başladım. Çocukluktan gelen He-Man ve Conan sevgisi ile barbar bir karakter tasarladım. İlk oyun 4 sene sürdü. Çok fazla satmadı ama bir kitlesi vardı. Belki daha gelişmiş grafiklerle yaparsam daha çok kişiye ulaşabilir diye düşündüm ve 2022’de ikinci oyuna başladım. O da 4 sene sürdü ve 2025 aralık ayında çıktı. Fakat ilk oyunun grafik tarzını insanlar daha çok seviyormuş, onu anladım.

  • 6- Beholgar 2 fırından yeni çıkıyor. Yeni oyununuzdan bize biraz bahsedebilir misiniz?

Beholgar 2 yine ilk oyundaki gibi Metroidvania özellikleri içeren bir oyun. Cinlerin cehennemdeki bir cin kralını yeryüzüne döndürmesine engel olmaya çalışıyoruz. İlk oyunda harita yoktu. Bu oyuna zorda olsa koyabildim sonunda. Karakterler 3D ama 2D render edildi. Animasyonları daha akıcı hale geldi. Mekanlar biraz daha yüksek çözünürlüklü pixel art ve 12 boss savaşı var. Yani ilk oyundan daha fazla düşman ve boss var.

  • 7- Oyunlarınızda klasik Metroidvania ruhu hissediliyor. Sizi en çok etkileyen oyunlar hangileri ve bu mirası modern oyuncular için nasıl yorumluyorsunuz?

Aslında Metroidvania türünü pek bilmiyordum. 2017’de Hollow Knight ile bu türe giriş yaptım. Daha sonra Axiom Verge, Metroid Dread derken gerisi geldi. Fakat bu tür de yavaş yavaş ölüyor gibi geliyor bana. Özellikle pixel art olanlar pek tutmuyor çünkü çok fazla arz var. Piyasa doyuma ulaştı gibi. Yalnızca çok büyük markalar iyi satışlar yakalayacak.

  • 8- Steam’de her yıl binlerce bağımsız oyun yayınlanıyor. Böylesine yoğun rekabet içinde görünür olabilmek için nasıl bir strateji izliyorsunuz?
  • Tek yaptığım X’te veya Instagram’da gönderi paylaşmak. 🙂 O yüzden pek görünür değilim galiba.
  • 9- Türkiye’de bağımsız oyun geliştiren biri olarak sektörün bugün en güçlü ve en zayıf yönlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de tutkulu gençlerin çoğaldığını görüyorum ve yaratıcı bir nesil var. Benim gibi düz adam değiller. Yapay zekanın da katkılarıyla çoğu gencin önündeki engeller kalkacaktır zamanla. Ayrıca devlet desteği de son yıllarda artmaya başladı. Mesela yüzde 80 vergi istisnası çok iyi bir gelişme. Steam’de kesilen komisyonları da geri ödüyor olduklarını duydum. Bunlar bağımsızlar için mükemmel ama bir de işin başka bir yüzü var. Mesela benim konsollara portlayan yayıncım İspanyol bir firma. Bu sene Beholgar 2 fiziksel olarak çıkacak ve bana gönderemeyecek. Neden mi? Değişen gümrük kuralları nedeniyle. Yani bir eser ürettiniz ve bir kopyası sizde olmayacak. Ve siz konsollara oyun geliştirmek istiyorsanız geliştirme kiti tedarik etmelisiniz. Bu da gümrüğe takılacak ve size ulaşmayacaktır. Bunlar da kötü yönlerimiz.

  • 10- En sevdiğiniz oyununuz hangisi? Adı geçince harcadığınız emek karşısında burun kemiğini sızlatan hangisi? Sizi duygulandıran hangisi?

Yobot Run isimli bir oyunum vardı. Test ederken bile çok eğlenirdim. Sonra Lost Vikings serisinden esinlendiğim Mushroom Heroes oyunumu da çok severdim ama yeterince ilgi görmedi. Onun haricinde Beholgar’dır.

  • 11- Son olarak, Beholgar evreni için sırada neler var? Oyuncuları gelecekte hangi projeler veya sürprizler bekliyor?

Röportajı da kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Beholgar serüveni bitti diye düşünüyorum. Yeni proje olarak tam karar veremedim ama 3D FPS shooter düşünüyorum. Ben teşekkür ederim, umarım okuyucular için de keyifli bir içerik olur.

Bir sonraki röportajda görüşmek üzere…

Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.

YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.

YouTube player
İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Yorumlarınız bizim için değerlix