ABD’nin Venezuela Haramiliği Ve Maduro Operasyonu’ndan Çıkarılacak Dersler

Venezuela ders çıkarılacak vakalara tanıklık ediyor. İnsanlık tarihi bugünleri unutmayacak.

Baştan söyleyeyim. Ülkenin adı Venezuela. Ne bekliyorsunuz? Durun bu çok sert bir giriş oldu. Önce kısa bir tarihi bilgi verelim. Sonra modern zamanlara hemen ışınlanırız.

Venezuela henüz bölgeye İtalyan amiraller, İspanyol ve Portekiz askeri güçleri gelmeden önce yerli Aravak, Timoto, Carib gibi halklarının “şefleri” tarafından yönetiliyordu. Devletleşmeden ziyade kabile durumu söz konusuydu. Amerigo Vespucci, Alonso de Ojeda ile bölge geldiğinde bir bakıyorlar Venedik benzeri bir yerleşim söz konusu. Maracaibo Gölü’nde yerel halkın evleri kazıklar (palafitos, bungalov da diyoruz biz) üzerine kurulmuş, yapılar su üstünde duruyor. Kanallar ve küçük teknelerle ulaşım sağlanıyor. Bu sahne kendilerine Venedik’i hatırlatınca bölgeye “Küçük Venedik” anlamına gelen Venezuela diyor. Ve o gün zaten Maduro operasyonu başlıyor. O gün her şey bitmiş arkadaşlar, o günden bugüne her şey bitik… Hani anlayana makalenin devamını dahi okumaya gerek yok. Ulan ÜLKENİZİN ADI KÜÇÜK VENEDİK…

1498–1811 yılları arasında İspanyol sömürge yönetimi altında kalan Venezuela, bağımsızlık sonrasında iktidar Amerika’da doğmuş İspanyol kökenli elitlere (Criollo’lara) ve zaman zaman melez yöneticilere geçti. Yönetim biçimleri ve yöneticiler zaman içinde değişse de, sömürge döneminde şekillenen bu yerel güç odakları kendi iktidarlarını kurarak ülkenin siyasal yapısını bugüne kadar belirlemeyi sürdürdü.

Modern Zamanlar

Olayın 2. kez bittiği yer ise 20. yy başı. Venezuela bir sürü nedenden dolayı Avrupalı devletlere borçlarını ödeyemiyor. İngiltere, Fransa gibi bazı Avrupa devletleri bölgeye askeri güçle müdahale düşünürken araya Amerika Birleşik Devletleri giriyor. O dönemki ABD Başkanı Theodore Roosevelt, kendi açılarından çok mantıklı bir müdahaleyi gerçekleştiriyor. Monroe Doktrini’ni öne atıyor. “Avrupa, Amerika kıtasındaki işlere karışmasın!” Ama ortada haklı bir argüman var; ödenmeyen borçlar. Batılılar yine anlaşıyorlar tabii. ABD uluslararası polislik maddesiyle doktrini güncelliyor. Siz karışmayın, biz borçları size ödeteceğiz. Venezuela, Batılı ülkeler tarafından işgal edilecekken; ABD, Venezuela’nın gümrüklerine ve ekonomisine bir nevi el koydu, parayı tahsil edip Avrupa’ya verdi.

Yaklaşık 100 yıl sonra Hugo Chávez, bazı girişimlerle ABD’nin işlerine çomak soktu. ABD’nin bölgedeki etkisini azalttı. Peşine Maduro geldi, o da aynı şekilde ABD karşıtı idi. Rusya, Çin ve İran ile ilişkiler kurdu. Roosevelt zamanından daha güçlü bir ABD var şu an. 2026, işte bugün bu yazıyı yazma nedenim gerçekleşti. Trump, sözünü tuttu. Okyanusta Venezuela botlarını, gemilerini roketletti. Direkt Venezuela bombalandı, son teknolojik ürünler kullanıldı; Uydular, radarlar bir bir çökertildi. İçeriden de dirsek çıkınca ŞAKA GİBİ ŞAKA! Venezuela devlet başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Adela Flores de Maduro bir operasyon ile yataklarından alınarak Amerika Birleşik Devletleri’ne yargılanmak için götürüldü…

Not: Bu operasyonda birkaç ABD askeri yaralanırken, 50’ye yakın ölen Venezuela askeri mevcut. Ölen sivillerden de bahsediyor haberler. Teyit edemedim.

Maduro Operasyonu nam-ı diğer “Mutlak Kararlılık” (Operation Absolute Resolve)

– Venezuela’nın başkenti Karakas, deniz kıyısında. Ülkenin en operasyona açık yerinde duruyor.
– Bütün dünya, teknolojiyi ve akımları elinde bulunduran ABD için bir OSINT yani açık kaynak veri madeni. Ajansız bir şekilde web’de birkaç klik yaparak Maduro’nun günde ne sıklıkla tuvalete dahi gittiğini tespit edebilirsiniz.
– Halkını kötü yöneterek kaybetmişsin ve o halk zaten 650 yıldır başkaları tarafından yönetilmiş. Yani gerçekte bir devlet değilsin. Böyle bir ortamda GÜÇ kimdeyse, halk ona meyleder. Siyasi teşekkül kültürü yok. Kriz anında benim mahallemin bebesini anca ben yargılarım diyecek bir halk yok ortada. Sevmeseler de Maduro’yu vermeyiz diyen bir halk yok…
– Teknokratlar ve bürokratlar ortam yalakası. Ülkenin muhalifi “ABD ne isterse yaparız” diyordu en son TV’lerde. Trump bile bu şahıs için Maduro sonrası kendisiyle asla çalışmayız dedi. İpini teslim ettiği kişilerce dahi güvenilir bulunmayan bir muhalefet var.
– Asker, aslında en büyük kartel. Elbette Arvak ruhunu yaşatan has yerli evlatlar vardır içlerinde; ama yozlaşmanın had safhada olduğu bir coğrafyada eli silahlı toplulukların orman kanunlarıyla hareket etmediğini bana kimse söyleyemez.

Venezuela’da durum bu idi. ABD gibi bir güç de bur şartları salar mı? Salmaz. Tarihi sürece uyacak şekilde elinden ne geldiyse yapmıştır. Bugün Venezuela, Trump’ın yönetimindeki ABD’nin uydu devleti haline gelmiştir. Ülke atanan valilerle, sekreterlerle yönetilecek.

Doğru mu yapmıştır. Kesinlikle HAYIR. Bu hareket tam anlamıyla bir amasız ve fakatsız harami hareketidir. Gücü yetse tüm dünyaya aynı muameleyi çekeceği net bellidir. Tek olumlu yanı Trump kartlarını açık oynayan bir adam. Bu yüzden iyi bir rakip/düşman.

Yani Neymiş

Ülkeni koruyacak önlemleri alacaksın, halkın daima gönlünde olacaksın, halkına aynı ülkü üzere hareket edecek bilinci vereceksin, teknokrat ve bürokratlar ruhen ve fiziken dönme olmayacak, kolluk kuvvetleri (özellikle emir veren kadro) has o vatanın evladı olacak… Ve saymakla bitmeyecek bir sürü dinamik. Bunların en önemlileri Venezuela’da olmadığı için en küçük krizde adamı yatağında aldılar…

Bugün 1 gecede düşen Maduro’yu yazdık. Yarın belki 1000 yıldır direnen ve kazanan Afganistanlı mücahitler olur mu? Bilemiyorum, neden olmasın.

Allah Teala devletimize zeval vermesin. Kolluk kuvvetlerimizi her daim muzaffer eylesin. Çevremiz güllük gülistanlık değil.

İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm Yorumlara Bak
Emir Ali
4 Ocak 2026 17:00

bir devlet “adil”(kendi içindeki azınlıklara dahi örneğin Osmanlı gibi gayrimüslimlere,arap’a, Türk’e, Kürt’e ,çerkeze ,laz’a ayrımcılık ve kayırma yapmadı ki devlet 600 sene ayakta kaldı örnek fatih Sultan Mehmet Han’ın çalıştırdığı bir Hristiyan ustanın elini kestirmesi ve bu ustanın dönemin kadısına Fatih’i şikayet etmesidir) olduğu sürece yaşayabileceği en uzun süre yaşar kendi azınlıklarını senin devletin sahiplenmez ise başkaları sahiplenir ve o başkaları senin azınlıklarını kendi kuklaları olarak kullanır iyi günler dilerim abi çok bilgilendirici bir yazıydı

Emir Ali
4 Ocak 2026 17:24

Abi eğer adil bir göz ile bakarsan toplumumuzdaki “adaletsizlik algısının” çok fazla derinleştiğini görürsün ki bu durum en çok yabancı güç odaklarının işine yarıyor devletimizin yaptığı 50.000 “basit suçluyu”(gasp,hırsızlık,torbacılık suçları hükümlüleri) kapsayan af toplumumuzdaki adaletsizlik algısını dahada köklü ve derin bir hale getirdi ve bence adil bir düzende affetmek yetkisi sadece “suçun kurbanına” ait olmalı ve “toplumun sinir uçları ile oynayan suçlular”(pedofili,terör,tecavüz,bir bebeği açlıktan öldürmek) “topluma karşı suç işlediklerinden ötürü halka açık bir şekilde yargılanmalılar” ve hüküm kesinleştiğinde uygulamak için tereddüt edilmemeli “şeriatın kestiği parmak acımaz” ki böyle yaparak bence toplumumuzdaki adaletsizlik algısını kırabiliriz yoksa devletimizin kısa sürede yıkılacağı o kadar belliki sokaktaki bir insanı çevir ve dolaylı yoldan sor onlarda benim dediğimi onaylayacaklardır, ama belki korkularından bir şey diyemeyeceklerdir.

2
0
Yorumlarınız bizim için değerlix