UNESCO’dan Çalıntı Kültür Varlıkları İçin Dijital Müze

UNESCO’dan çalıntı kültür varlıkları için dijital bir devrim, sanal müze yayında!

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), dünya genelinde kültürel mirasın yasa dışı ticaretine karşı mücadelede yeni bir sayfa açarak, “Çalıntı Kültür Varlıkları Sanal Müzesi“ni erişime sundu. Arkeolojik keşiflerden sanat eserlerine ve tarihi belgelere uzanan geniş bir yelpazede, yağmalanmış eserlerin dijital kopyalarını barındıran bu platform, çalınan nesnelerin akıbetine dikkat çekmeyi ve iade süreçlerine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Toplam 46 farklı ülkeden derlenen 250’den fazla kültürel varlığın 2D ve 3D görselleriyle ziyaretçilerini ağırlayan müze, tamamen ücretsiz olarak çevrimiçi veya sanal gerçeklik (VR) başlıkları aracılığıyla keşfedilebiliyor. Müzenin ön sözünde vurgulandığı gibi, “Bir kültürel nesne çalındığında, kimliğimizin bir parçasını kaybederiz. Bu kayıp nesneler hakkında bilgi edinmek, onların geri kazanılmasındaki ilk adımdır.”

Bu öncü girişim, Suudi Arabistan Krallığı’nın finansal desteğiyle ve uluslararası polis teşkilatı Interpol ile iş birliği içinde hayata geçirildi. Sanal müze, 29 Eylül’de İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen UNESCO Kültür Politikaları ve Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Konferansı’nda tüm dünyaya tanıtıldı. Dijital platform, farklı sanal odalardan oluşan özgün bir yapıya sahip. “Çalıntı Kültür Varlıkları Galerisi”nde, nesneler coğrafi bölgelere göre sınıflandırılmış; Avrupa ve Kuzey Amerika’dan 96, Latin Amerika ve Karayipler’den 57, Afrika’dan 51, Asya ve Pasifik’ten 37 ve Arap ülkelerinden 36 eser bulunuyor. Ziyaretçiler, eserleri renk, malzeme ve kullanım amacı gibi çeşitli özelliklere göre filtreleyebilirken, Romanya’dan 2 bin yıllık altın bir bilezik, Kamerun’dan çalınmış bir fil dişi ve Libya’daki Bingazi Hazinesi’nden bir sikke gibi birçok farklı objeyi yakından inceleme fırsatı buluyor. Bazı objeler, yapay zeka teknolojisi kullanılarak oluşturulan üç boyutlu modeller halinde sunularak, detaylı inceleme ve döndürme imkanı sağlıyor.

Müzenin “Oditoryum” bölümünde, UNESCO’nun kültürel mirasın korunmasına yönelik misyonu hakkında derinlemesine bilgiler sunulurken, Burkinabé Alman mimar Francis Kéré tarafından tasarlanan müze yapısının sanal bir görselleştirmesi de yer alıyor. Afrika topluluklarında direncin sembolü olan baobab ağacından ilham alan Kéré’nin spiral tasarımı, New York’taki ünlü Solomon R. Guggenheim Müzesi’nin mimari çizgilerini çağrıştırıyor. Sanal müzenin üçüncü ve belki de en anlamlı alanı olan “İade ve Restitüsyon Odası” ise, evlerine geri dönen yağmalanmış nesnelerin ilham verici hikayelerini barındırıyor. Şimdilik sadece üç eserin sergilendiği bu odada, 2024’te Fas’a iade edilen milyonlarca yıllık bir trilobit fosili gibi örnekler bulunuyor. Ülkeler kültürel miraslarını geri kazanmaya devam ettikçe, UNESCO bu iade koleksiyonunun büyümesini hedefliyor. Geleneksel müzelerin aksine, bu sanal müze, çalınan eserler koleksiyonunun zamanla küçülüp, geri iade edilen eserlerin hikayelerinin çoğalması üzerine kurulu benzersiz bir felsefeyi temsil ediyor.

Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.

YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.

İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm Yorumlara Bak
0
Yorumlarınız bizim için değerlix