Burun Kemiğim Sızlıyor

Level, Oyungezer… Dergi ve posterlerim artık bir başkasının koleksiyonunu süsleyecek.

Dünya ile yavaş yavaş bağım kopuyor…

Bir zamanlar dergilerin sayfalarını çevirmek, sadece bir hobi değildi; neredeyse nefes almak gibi bir şeydi. Her sayıda yeni bir dünya açılır, her poster duvara değil, hayallere asılırdı. Ay sonunu/başını beklemek, bir oyunun çıkış tarihini beklemek kadar heyecanlıydı. O dönemlerde sahip olduklarımız küçük görünürdü ama hissettirdikleri büyüktü. Şimdi dönüp bakınca anlıyorum; aslında o dergiler değil, o dergilerle kurduğumuz bağdı değerli olan.

Hayat ilerledikçe alanlar küçülüyor, ama sorumluluklar genişliyor. 4+1 bir evden 2+1 bir eve geçme evresindeyim, sadece metrekare kaybı değil; geçmişten bir şeyleri geride bırakma zorunluluğu bu aynı zamanda. Bir dönem odanın baş köşesinde duran koleksiyonu, şimdi bir kutuya sığdırılmaya ve hatta elden çıkarmaya çalışıyorum. Daha da garibi, bu fiziksel daralma zamanla içsel bir kabullenişe dönüşüyor. Çünkü artık bir aile babası olarak önceliklerim değişti. Eskiden “olmazsa olmaz” dediğim şeyler, yerini “olursa güzel olur, olmazsa da ne yapalım eşimin kızımın canı sağ olsun” seviyesine bırakıyor.

Ama bu değişim sadece sorumlulukla açıklanamaz. Bazen insan, değer verdiği şeylerden karşılık bulamayınca da uzaklaşıyor. Oyunlar değişiyor, sektör değişiyor, İNSANLAR (ABİLERİMİZ) değişiyor… Bir zamanlar tutkuyla bağlı olduğun dünyalar, seni aynı tutkuyla karşılamadığında bir kırılma yaşanıyor. Bu bir ihanet gibi hissettirebiliyor; sanki sen aynı kalmışsın da sevdiğin şey seni yarı yolda bırakmış gibi. İşte o noktada, kopuş sadece fiziksel değil, duygusal da oluyor. Gibi’den fazla olup ihanet edenler de var…

Yine de bu bir kayıp hikayesi değil. Bu, dönüşümün hikayesi. Çünkü bu dergiler satılsa bile, biriktirdiğin anılar satılmıyor. O sayfaların arasında büyüyen çocuk, tamamen yok olmuyor; sadece daha sessiz bir yere çekiliyor… Taşındıktan sonra balkondan bozma 2 metrekarelik bir alanda yaşıyor olacak, eskisi kadar yüksek sesle konuşmuyor ama hala orada bir yerlerde… Ve belki de en değerlisi bu! Her şeye rağmen, içimizde bir yerlerde hala o ilk heyecanı hatırlayan bir parça varlığını sürdürüyor.

Elimdeki dergiler, dergilerden çıkan poster/takvimler:

Total War koleksiyonumdan sonra, şimdi sıra bunlarda… Dünya ile yavaş yavaş bağım kopuyor…

LEVEL (kronolojik)

Haziran 1999
Mayıs 2001
Ekim 2002
Aralık 2002
Ocak 2003
Mart 2003
Temmuz 2003
Ağustos 2003
Kasım 2003
Aralık 2003
Ocak 2004
Şubat 2004
Mart 2004
Nisan 2004
Mayıs 2004
Temmuz 2004
Ağustos 2004
Eylül 2004
Ekim 2004
Kasım 2004
Aralık 2004
Ocak 2005
Şubat 2005
Mayıs 2005
Ağustos 2005
Kasım 2006
Aralık 2006
Ocak 2007
Mart 2007
Nisan 2007
Nisan 2007
Temmuz 2007
Eylül 2007
Ekim 2007
Kasım 2007
Kasım 2007
Aralık 2007
Şubat 2008
Nisan 2008
Nisan 2008
Haziran 2008
Ocak 2009
Mart 2009
Haziran 2009
Ocak 2010
Şubat 2010

GAMEWORLD

Aralık 2005

PC MAGAZINE

Ocak 2009

OYUNGEZER (kronolojik)

Aralık 2007
Haziran 2008
Ocak 2009
Mart 2009
Ocak 2010 (Koleksiyon Sayısı Özel)

OYUNCU

Yıl 2, Sayı 4, 2004

PRO GAMER (Sabah Ek)

Sayı 4

CD OYUN

Şubat 1999

ELECTRONIC GAMING

Ocak 2009

POSTERLER

STARCRAFT 2 ve 2010 takvimi posteri
God of War 2, Fallout 3 posteri
Harry Potter poster (phonix) x 4
Need of Speed Carbon
Crysis
Need for Speed ProStreet
PES 2008
GTA 4
FAR CRY, Champions of Norrath
FF XII, City of Heroes
Dev Zelda ve 2007 oyun takivim posteri
Star Wars, kadın oyun karakterleri posteri
Splinter Cell, American Conquest
Thief, Need for Speed Underground 2
Silent Hill, World of Warcraft
Lord of the Rings, 2008 takvimi posteri
Deus Ex, Legacy of Kain Defiance
Colin Mcrae Rally, Star Wars
Alone in the Dark
Age of Conan

Bu arada daha fazla parça vardı ama aşına aşına geriye bunlar kalmış. Kendi kendime neden eksiklerim var, bayilerin yollarını daha fazla aşındırdım dedim kendi kendime listeyi yapınca 🙂

İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm Yorumlara Bak
ALPER Kurt
30 Mart 2026 14:17

Öyle işte. Zaman geçiyor. Kopamam dediğin şeylerden koptuktan sonra o kadar da zor değilmiş diyorsun burukluk olsa da. Önemli olan yaşadığın deneyim, kanıtları değil. Yine de bir tane en sevdiğin sayıyı kitaplığım için saklamanı tavsiye ederim.

2
0
Yorumlarınız bizim için değerlix