Gazze’de Hava Saldırısı Öncesi Antik Eserler Nasıl Kurtarıldı?

Gazze’de zamana karşı yarış! İsrail’in hava saldırısı öncesi antik eserler böyle kurtarıldı…

Gazze’de yaklaşan bir hava saldırısının yıkıcı tehdidi altında binlerce yıllık antik eserleri kurtarmak için zamana karşı soluksuz bir yarış yaşandı. İsrail ordusunun bölgedeki El-Kevser binasını hedef alacağına dair gelen uyarı üzerine, arkeologlar ve gönüllüler 13 katlı yapının zemin katında depolanan paha biçilmez koleksiyonu tahliye etmek için harekete geçti.

Sadece altı saatlik inanılmaz bir çabayla, Orta Doğu’nun en eski Hristiyan manastırlarından biri olan Aziz Hilarion’dan çıkanlar da dahil olmak üzere, tarihi eserlerin yaklaşık yüzde 70’i güvenli bir şekilde taşınmayı başardı. Ancak bu kahramanca kurtarma operasyonuna rağmen, koleksiyonun kalan yüzde 30’u, çoğunlukla seramik ve değerli taşlardan oluşan eserler, saldırı sonucu ne yazık ki tamamen yok oldu.

9 Eylül’de Gazze Şehri için tahliye emri verilmesinin ardından, Gazzeli önde gelen arkeolog Fadel al-Otol’a, İsrail askeri yetkililerinin El-Kevser binasını vurmayı planladığına dair kritik bir bildirim ulaştı. Halihazırda İsviçre’de yaşayan Otol, bin kilometreden fazla uzaklıktan acil tahliye çalışmalarını koordine etmek zorunda kaldı. Fransız Kudüs İncil ve Arkeoloji Okulu’na (EBAF) ait olan ve onlarca yıldır Gazze’deki kazıları denetleyen bu eserler, beş farklı arkeolojik alandan çıkarılmıştı. İnsani yardım grubu Emergency First International’dan Kevin Charbel, İsrail ordusunu hassas tahliye için daha fazla zaman sağlamaya ikna etmek adına saatlerce çabalarken, ekipler riskli bir operasyonla eserleri derme çatma kolilerle paketlemeye çalıştı.

Normal şartlarda titiz bir planlama gerektiren bu tür kırılgan eserlerin taşınması, kısıtlı zaman ve tehlikeli koşullar altında imkansıza yakındı. EBAF direktörü Olivier Poquillon, bu süreci “son dakikada gerçek bir kurtarma” olarak nitelendirerek, neredeyse hiçbir uluslararası aktörün sahada kalmaması, altyapının çökmesi ve hiçbir şeyin işlevsel olmaması nedeniyle nakliye, iş gücü ve lojistiğin tamamen doğaçlama yapıldığını vurguladı. Otol, “Çok üzgünüm. Kalbim kırık. Arkeolojik alanların, müzelerin ve depoların bir gün yok edileceği hiç aklıma gelmemişti” diyerek, 30 yıllık emeğin bir kısmının kaybettiği üzüntüsünü dile getirdi.

Gazze Şeridi tarih boyunca Kenanlılar, Mısırlılar, Filistinliler, İsrailliler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar gibi sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış, zengin bir kültürel kavşak noktası olmuştur. Dördüncü yüzyıla ait Aziz Hilarion Manastırı gibi paha biçilmez değerdeki eserleri barındıran bu topraklar, kaybedilen her parçayla birlikte insanlığın ortak hafızasından silinen bir hikayeyi temsil etmektedir. Yaşanan bu olay, çatışma bölgelerindeki insanlar başta olmak üzere kültürel mirasın korunmasının aciliyetini ve zorluklarını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Paşa eklemesi: İsrail’in çoluk çocuk demeden kıydığı bir soy gerçeği var. Cansız varlıklar olan bu eserler, kendilerine ait olmadığı, bölgede başka kavimlerin de varlığını delillendirdiği için bu kadar acımasız davranıyor. Çünkü kendilerinden başka herkesi yok sayıyorlar. Filistin, Gazze, Türkistan… Tüm ezilen mazlumların yanındayız.

Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.

YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.

İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm Yorumlara Bak
0
Yorumlarınız bizim için değerlix