Bilim insanları, metan yiyen ilk deniz örümcek türünü keşfetti. Bakterilerle işbirliği yapıyorlar…
Araştırma, deniz tabanındaki gizemli canlıların etkileşimlerine yeni bir ışık tutuyor ve metan döngüsüne dair önemli bilgiler sunuyor.
Bir grup bilim insanı, okyanusun derinliklerinde metanla beslenen üç yeni deniz örümceği türü keşfetti. Bu buluş, Shana Goffredi’nin liderliğindeki bir araştırma ekibinin, metan sızıntılarının etrafındaki ekosistemleri araştırırken “mutlu bir tesadüf” sonucu ortaya çıktı. Goffredi, Occidental College biyoloğu olarak, bu keşfin başlangıçta metan gazının okyanusa sızdığı derin deniz ekosistemlerini incelemek amacıyla yapılan çalışmalar sırasında fark edildiğini söylüyor.
Araştırma ekibi, Kaliforniya kıyılarından ve Alaska’dan iki farklı alandan su ve organizma örnekleri toplamıştı. Laboratuvara döndüklerinde, deniz örümceklerinin vücutlarında metandan türetilmiş karbon izotopları buldular.
Bu sıra dışı örümcekler, üzerlerinde bakteriler topluyordu ve bu bakteriler, metan gazını örümceklerin yiyebileceği besinlere, örneğin yağlar ve şekerlere dönüştürüyordu. Goffredi, CNN’e yaptığı açıklamada, “Nasıl ki kahvaltıda yumurta yiyorsanız, deniz örümceği de vücudunun yüzeyini gezerek o bakterileri yiyor ve onlardan besleniyor,” diyor.
Bu simbiotik düzenlemeye bakteriler de fayda sağlıyor çünkü deniz örümceklerinin dış iskeletinde ihtiyaç duydukları tüm yaşam alanı mevcut. Max Planck Deniz Mikrobiyolojisi Enstitüsü’nden Nicole Dubilier, CNN’e, “Eğer nüfusun yüzde 80’i (örümcekler tarafından) yenirse bile, yüzde 20’si hayatta kalmaya ve çoğalmaya devam edebildiği için bu durum onlara fayda sağlıyor,” diyor.
Araştırma, Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde 16 Haziran’da yayımlandı.
Bu keşif, bilim insanlarının deniz örümceklerinde bu tür bir davranışı ilk kez gözlemlemesiyle büyük bir adım atılmış oldu. Diğer deniz örümceği türleri, kara örümcekleri gibi, avlarını yakalayıp iç sıvılarını emiyorlar. Ancak bu örümcekler, gerekli vücut parçalarına sahip değiller gibi görünüyor. Bunun yerine, bakterileri toplamak ve yemek için dişlerini veya “dudaklarını” kullanıyorlar. Bakteriler ya kendi dış iskeletlerinden ya da diğer bireylerin dış iskeletlerinden toplanıyor.
Yaklaşık 1 cm uzunluğunda olan bu yeni bulunan türler küçük olsa da, önemli araştırma fırsatları sunuyor. Ekip, bu keşiflerin okyanuslardaki metan döngüsüne dair anlayışımızı derinleştirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Metan, deniz örümcekleri için yiyeceğe dönüşebilirken, aynı zamanda iklim değişikliğine neden olan bir sera gazıdır. Deniz örümcekleri ve diğer derin deniz canlıları, metanı yiyerek bazı metanların atmosfere ulaşmasını engelliyor olabilir.
Goffredi, SFGATE’e, “Derin deniz uzak gibi görünebilir, ama tüm organizmalar birbiriyle bağlantılıdır ve bir ekosistemdeki süreçler diğerlerini etkiler. Derin deniz çok önemlidir. İklim düzenlemesi, oksijen üretimi ve balıkçılık kaynakları açısından çok kritik bir rol oynar,” diyor. “Bu benzersiz yerlerin biyolojik çeşitliliğini anlamak çok önemlidir.”
Araştırma yazarları, metan sızıntılarındaki deniz örümceklerinin hala yeterince incelenmediğini ve bu türlerin çevrelerindeki besin ağlarına nasıl uyduğunun hala net olmadığını belirtiyorlar. Ancak, her bir türün çok belirli bir bölgede bulunmuş olması, ekibin daha fazla keşif yapıldıkça diğer metan yiyen deniz örümceği türlerinin de ortaya çıkabileceğini düşündürmesine yol açtı.
Goffredi, CNN’e, “İnsanlar genellikle derin denizi homojen bir ekosistem olarak düşünürler ama aslında bu doğru değil. Bölgelere göre çok büyük bir biyolojik çeşitlilik var ve hayvanlar çok belirli yaşam alanlarına yerleşmiş durumda,” diyor. “Örneğin deniz tabanını madencilik için kullanmaya karar verirseniz, çok dikkatli olmalısınız. Çünkü başka hiçbir yerde bulunmayan çok özel habitatlara zarar vermek istemiyoruz.”
Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.
YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.














