Yapay Zeka Sektörü Balon Mu?

Yapay zeka sektörü tarihin en büyük spekülatif balonu olabilir.

Yapay zeka (YZ) sektörü, kıdemli bir piyasa analistine göre sadece bir balon değil, piyasaların şimdiye dek gördüğü en büyük, küresel ekonominin tamamını gölgede bırakan ve nefes kesici boyutlara ulaşan “balonların balonu” olarak değerlendiriliyor. Bu dikkat çekici tespitlerle aynı zamana denk gelen bir haberde ise, Associated Press’in bildirdiğine göre, henüz hiç kâr etmemiş olmasına rağmen OpenAI’ın değerlemesinin 500 milyar dolara ulaşarak onu tarihin en değerli startup’ı konumuna getirdiği açıklandı. Bir piyasa uzmanı, bu durumun bir çılgınlık noktasına vardığını belirterek, şirketlerin ve onlara yatırım yapanların yakında “sert bir şekilde azalan getirilerle” karşılaşacağını öngörüyor ve müşterilerine bu alandan uzak durmalarını tavsiye ediyor.

Yapay zekanın dünyayı, henüz hayal bile edilemeyecek ölçekte dönüştüreceği ve endüstrileri kökten değiştireceği argümanı güçlü bir şekilde dile getiriliyor. Özellikle tıp alanında elde edilen kayda değer başarılar, bu potansiyeli destekler nitelikte. Ancak, YZ teknolojileriyle günlük hayatımızda giderek daha fazla haşır neşir oluyoruz: Arama motorlarına entegre olan Gemini, not alma veya konuşmaları özetleme teklifleri ya da sosyal medyayı saran zihin eriten içerik seli… Bu işlevselliklerin bazıları kullanışlı, bazıları ise can sıkıcı bulunuyor; ancak hiçbirinin devrim niteliğinde bir his uyandırmadığı yaygın bir gözlem olarak öne çıkıyor. Ortalama bir kullanıcı için, vaat edilen büyük dönüşüm henüz somut bir şekilde deneyimlenemiyor.

Peki, bu abartıya inanmak gerekiyor mu? Bugüne kadar yatırımcılar kesinlikle inandı ve hatta hükümetler bile yapay zeka devrimine dahil olmak için acele ediyor. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, ülkesi için “on yıllık ulusal yenilenme” kapsamında “yapay zekayı hızlandırma planı” oluşturdu. Starmer’ın ABD Başkanı ile yaptığı görüşmede ise Google ve Microsoft gibi firmaların Birleşik Krallık’ta milyarlarca dolar harcayarak büyük yapay zeka projeleri geliştirmeyi kabul ettiği bir “Teknoloji Refah Anlaşması” duyuruldu. Tüm bunlar, yakın gelecekte gerçekten dönüştürücü bir şeyler üretmesi beklenen yapay zeka üzerine akıl almaz miktarda paranın risk edildiğini gösteriyor. Eğer bu balon patlarsa, ortaya çıkacak ekonomik çöküşün çağları belirleyecek türden acımasız sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

Bağımsız araştırma firması Macrostrategy Partnership’in müşterilerine gönderdiği yeni bir notta, sektördeki bu şişkinliğe dair ciddi şüpheler dile getiriliyor. MarketWatch tarafından ilk kez rapor edilen ve UBS’in emtia stratejisi ekibinin eski lideri Julien Garran tarafından kaleme alınan bu not, yapay zekanın sadece bir balon olmadığını, dot-com balonundan 17 kat, 2008 küresel krizinin arkasındaki mortgage krizinden (sub-prime) ise dört kat daha büyük olduğunu iddia ediyor. Garran, yapay olarak düşük tutulan faiz oranlarının, ekonomik jargonla ifade etmek gerekirse, paranın ve emeğin yanlış yerlere harcanmasına neden olan yanlış tahsislere yol açtığını savunarak, bu devasa şişkinliğin acı sonuçlarının olabileceği konusunda sert uyarılarda bulunuyor.

Yapay zeka bir balon mu?
OpenAI nasıl bu kadar değerli?
Küresel ekonomi tehlikede mi?
Yatırımcılar ne yapmalı?

Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.

YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.

İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm Yorumlara Bak
0
Yorumlarınız bizim için değerlix