Napolyon Bonepart’ın kişisel eşyaları 10 milyon dolara satıldı. Boşanma belgeleri dahi var…
Napolyon Bonapart’ın hem imparatorluk ihtişamını hem de kırılgan kişisel yönlerini yansıtan 100’den fazla obje Paris’teki Sotheby’s müzayedesinde toplamda yaklaşık 10 milyon dolara alıcı buldu. Bu etkileyici koleksiyon, Napolyon’a saplantı derecesinde bağlılığıyla bilinen koleksiyoner Pierre-Jean Chalençon tarafından yıllar içinde toplandı. Chalençon, bu eşyaları almak için borca girdiğini de açıkça kabul ediyor.
Müzayedede satılan parçalar arasında, Napolyon’un Joséphine de Beauharnais ile olan evliliği ve boşanmasına dair belgeler, taç giyme törenini gösteren ikonik bir tablo ve savaş meydanında terk edilen arabasından alındığı iddia edilen altın işlemeli bir mühür gibi objeler yer aldı. Sotheby’s yetkilisi Marine de Cenival, koleksiyonun “hem efsaneyi hem de insanı” başarıyla yansıttığını vurguladı.
Satışın en pahalı parçası, Jean-Baptiste Mauzaisse’in Napolyon Alpleri Aşıyor adlı tablosu oldu. Jacques-Louis David’in ünlü eserinden esinlenen bu tablo, yaklaşık 1 milyon dolara satıldı—beklenenin 20 katı fiyata. Bu eserdeki Napolyon, kararlı, meydan okuyan ve zafere yürüyen bir figür olarak betimleniyor.
Ancak koleksiyonda yer alan diğer eserler, Napolyon’un çöküşüne ve insani yönlerine daha yakından bakma imkânı sunuyor. Sürgünde olduğu St. Helena Adası’nda yazdığı vasiyetname eki, bu örneklerden biri. Sadık generali Bertrand’a hitaben yazılan belgede Napolyon, oğlu için eşyalarının saklanmasını rica ediyor ve sadece “Nap.” diye imzalıyor. Bu belge yaklaşık 565 bin dolara satıldı.
Sotheby’s yetkilisi Louis-Xavier Joseph’in deyimiyle, bu eşyalar yalnızca müzelik parçalardan ibaret değil: “Tarihi değiştirmiş bir hayatın parçaları. Napolyon’un dünyasını avuçlarınızda tutuyorsunuz.” Örneğin, bir hizmetkârın üzerine sos dökmesinin ardından terzisi tarafından saklanan bir ceket kolu ya da sürgündeyken başına bağladığı pamuklu bir atkı gibi.
Müzayede öncesinde koleksiyondan öne çıkan parçalar, ünlü tasarımcı Jean-Charles de Castelbajac’ın küratörlüğünü yaptığı ve “tüm duyulara hitap edecek şekilde” tasarlanan bir sergide halka sunuldu. Castelbajac, bu sergiyi “bir mozole değil, pop kültür enstalasyonu” olarak tanımladı ve ekledi: “Bugünün koleksiyonerleri, Napolyon’dan kalan bir parçayı, Jimi Hendrix’in gitarı gibi sahiplenmek istiyor.”
Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.
YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.














