Tarih öncesi fil ailesinin gizemli çeneleri paleontologları yıllarca oyaladı.
Yaklaşık bir asır önce yapılan keşifler, paleontologları derinden şaşırtan, benzersiz bir tarih öncesi fil türünü, Amebelodon’u gün ışığına çıkardı. Bulunan kemikler arasında özellikle dikkat çekici olan, o zamana dek benzeri görülmemiş bir alt çene yapısıydı. Bu tuhaf çene, azı dişlerinin bulunduğu kısımlarda diğer fillere benzerken, uç kısımlarına doğru uzayan, kürek biçimli ve iki uzun fildişi içeren bir form sergiliyordu.
1927 yazında paleontolog Erwin Barbour, bu sıra dışı canlıya Amebelodon fricki adını verdiğinde, bu “kürek çeneli” yapının işlevi hakkında derin bir merak içindeydi. Barbour, “Acaba bu olağanüstü alt çene, tatlı su yosunlarını sürüklemek veya nilüfer, saz gibi bitkileri kazmak için mi kullanılıyordu?” diye sorgulamıştı. Ancak aynı zamanda, çenenin yapısal zayıflığından endişe duyarak, belki de hortumun çeneye destek olmak için sarıldığını düşünüyordu.
Amebelodon, kendi türünün tek örneği değildi; Barbour’un keşfinden bir yıl sonra, Rus paleontolog Alexey Borissiak, benzer bir hayvan olan Platybelodon danovi’yi tanıttı. Platybelodon, Amebelodon’dan bile daha belirgin bir kürek benzeri çeneye sahipti. Bu dönemde paleontologlar arasında “form işlevi belirler” düşüncesi hakimdi.
Georgia Southern Üniversitesi’nden paleontolog Kathlyn Smith’in de ifade ettiği gibi, “Eğer formu bir kürekse, kürek olarak kullanılacağı hipotezi oldukça mantıklıdır.” Bu nedenle, erken dönem uzmanları, bu filleri yumuşak tortulu göl kenarlarında, kürek çeneleriyle su bitkilerini toplayan canlılar olarak hayal ettiler. Özellikle Platybelodon’un, göl diplerindeki nilüferleri ve benzerlerini kürekle kazıp, çenesini düz, solucan benzeri bir hortumla örterek beslendiği varsayılıyordu.
Ancak zamanla, antik kayalıklardan çok daha fazla kazma çeneli fil fosili ortaya çıktı. Amebelodon ve Platybelodon’un sadece tekil gariplikler olmadığı, aksine “kazma dişliler” olarak bilinen bu grubun Kuzey Afrika, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da geniş bir coğrafyaya yayıldığı anlaşıldı. 5 ila 23 milyon yıl öncesine ait kaya katmanlarında bir düzineden fazla türü tanımlanmış durumda.
Bu hayvanların yaşam tarzı, ilk keşiflerinden sonraki onlarca yıl boyunca açık gibi görünse de, son yirmi yıldaki kapsamlı araştırmalar, bu kürek şeklindeki fildişlerinin sanılanın aksine çok daha geniş bir yelpazede davranışsal amaçlar için kullanıldığını gösterdi. Paleontologlar, farklı türlerdeki çene ve fildişi yapılarının çeşitliliğinin, bu eşsiz adaptasyonun beslenmeden çevreyle etkileşime kadar pek çok farklı işlevi olabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.
Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.
YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.














