Ali Kara İle Röportaj: Sınırları Aşan Başarı

Uzun yıllardır tanıdığım ama kendisinin Paradox gibi bir devin bünyesinde olduğunu sonradan öğrendiğim Ali Kara’yı köşeye sıkıştırdım. Sitem edip tepelemem lazımken “Gel röportaj yapalım” dedim ve sonuç:

0️⃣Ali, seni tanımayanlar için kısaca bahseder misin? Kimdir Ali Kara, oyun dünyasındaki hikayen nasıl başladı?

💬Selamlar. Biraz backstory verelim o hâlde. 🙂

Babamın 90’lı yılların sonunda bilgisayar donanım ticaretiyle aktif ilgilenmesi ve 2000’lerin başında da yazılım tarafına kayması sebebiyle anılarımın hiçbirisinde bilgisayarın olmadığını hatırlamıyorum.

LAN partileri için yapılan hazırlık esnasında ağ altyapıları ve genel olarak bilgisayar donanımı, oyunların “abilerinizle” kendinizi güvende hissettiğiniz bir ortamda beraber oynanması mesleki açıdan büyük katkı sağlamıştır diye düşünüyorum. Bu tarz ortamlarda verilen oyuncu tepkilerinin doğallığı bir şekilde hafızanıza kazınıyor. “İnsanlar oyun oynarken neye nasıl tepki verirler?” sorusunun cevabını bir grup ergeni izleyerek rahatça içselleştirebiliyorsunuz. Haberiniz yok tabii ki bunları 20 yıl sonra ekmeğinizi kazanabilmek için kullanacağınızdan. Zaten ortamdaki yaş ortalamasından dolayı pek oynama fırsatı bulamadığınızdan, izlemekten başka çareniz de yok açıkçası. 🙂

Taze çıkan oyunlara kolay ulaşım ve bir şekilde yaşın da getirdiği açlık ile oyunlarla alakalı hep gözüm açık büyüdüm. Sağ olsunlar abilerimiz, kuzenlerimiz sayesinde de yaşıtlarımıza göre içeriğin bir tık kalitelisine maruz kaldık diyebilirim her daim, bu da büyük katkı sağladı. Farkında olmasalar da onların sayesinde oldu çoğu şey.

Bilinçli şekilde hayal edilmiş, profesyonel bir kariyer planımız hiçbir zaman olmadı oyun tasarımıyla alakalı diyebilirim. Aklımda kalan ve sık sık muhabbeti geçen tek şey; babamın oyun oynarken “her zaman oynamayın, bazen de siz üretin başkaları oynasın.” lafıdır. Böyle bir meslek ile hayatımızı kazanabileceğimiz fikri maalesef çok geç materyalleşti.

İstanbul Üniversitesi, Dilbilim bölümü 2. sınıftayken yine “abilerimin” bir araya gelerek başlattığı bir oyun projesine (Overfall) junior game designer olarak girişimle başladı bütün hikaye. Okulu anında terk ettim ve bütün odağımı buraya kaydırdım. Sene 2014, aylardan Aralık. O zamandan beri de devam.

1️⃣Oyun tasarımı yolculuğun Türkiye’de başladı ve bugün Paradox Interactive gibi bir devde devam ediyor. Hayalini yaşıyor musun? Yoksa bu daha başlangıç mı duygularını merak ediyorum.

💬Evet, Türkiye’de uzun bir süre mücadele verdik kaliteli bir bilgisayar oyunu ortaya çıkarmak, bağımsızlığımızı korumak, proje anlamında ideallerimizin dışında işlerde çalışmaya mecbur kalmamak ve hayatımızı bununla idame ettirebilmek adına. Asla kolay bir süreç oldu diyemeyeceğim her açıdan ama bize çok şey kattı tabii ki hem mesleki hem de insan ilişkileri anlamında. Yaklaşık 10 yıl kadar bir süre sonra da hiç beklenmedik bir yerden Allah çok ilginç bir kapı açtı.

TFM’in ardından uzun bir süredir iş arayışındaydım ve oyunlarını yüzlerce saat oynadığım, YouTube kanalımda bile yıllarca seri videolarını çektiğim bir firma çaldı kapımı: Paradox Interactive. Konuşuldu, anlaşıldı ve Victoria 3 content design takımına contractor olarak katıldım.

Son 1 yılı aşkın süredir de İstanbul’dan Stockholm ofisindeki grand strateji stüdyolarına içerik tasarlıyorum. Bunları yazdığım hafta içerisinde dördüncü Paradox projeme başlamış bulunuyorum bu arada. Yeni bir macera! 🙂

İçimden geçen, hikayenin yeni başladığı açıkçası ama gaybı sadece O bilebilir. Endüstrinin hâli de çok iç açıcı değil, her an her şey olabilir. Bazen at gözlüklerinizi sıkıca takıp sadece yaptığınız işin kalitesine odaklanmanız gerekiyor, şu anda da tamamen o moddayım.

“Hayalini yaşıyor musun?” sorusuna hayır diyemeyeceğim ama. 🙂 Kendimi güvende hissettiğim oyunlar için içerik üretiyor olmak heyecanımı diri tutuyor, yıllardır biriken açlığı öyle kolay kolay doyurabileceğimi de sanmıyorum.

2️⃣Crusader Kings III’ün “All Under Heaven” genişleme paketinde görev alıyorsun. Bu projede üstlendiğin sorumluluklar ve seni en çok heyecanlandıran yönleri neydi?

💬All Under Heaven’ın son aylarına yetişebildim Victoria’daki ikinci projemin tamamlanması ve Crusader Kings’e transferimin istenmesi sebebiyle oldukça verimli ve mesleki açıdan doyurucu geçti diyebilirim.

Üretim aşaması sonlanıp tamamen polish/bugfix’e geçene kadar oyuna yeni decision’lar, event’ler, karakterler, adventurer camp’leri ve daha birçok noktada dokunma fırsatı bulduğum için kendimi gayet doymuş hissediyorum proje ile alakalı. Bu üretim fazı kariyerimin en keyif aldığım dönemi diyebilirim rahatlıkla. Heyecanlandırmadığı hiçbir kısmı olmadı. Şimdi önümüzdeki projelere bakacağız. 🙂

3️⃣Victoria 3’ün “National Awakening” içeriği, tarihi ve politik temalarıyla dikkat çekiyor. Bu proje üzerinde çalışırken seni en çok zorlayan veya ilham veren kısımlar nelerdi?

💬Paradox grand stratejilerine içerik üretmenin en büyük avantajı size kattığı dönemsel bilinç ve tarihi altyapı. Özellikle Victoria yakın bir dönemde geçtiğinden ve yaşadığımız topraklara da çok dokunduğundan dolayı oldukça fazla kaynağa sahibiz.

Verilen sorumluluğu yerine getirirken tarafsız olmak ve tarihi gerçekten olduğu gibi aktarmaya çalışmak ekstra efor sarf etmeniz gereken bir durum. Az da olsa zorlandığım kısım burası oldu diyebilirim. İçerik üreticisi olarak işin hem mekaniksel hem de “narrative”, yani yazarlık tarafıyla da ilgilenmek zorundasınız, hele ki oyunun temel taşları ve itici güçleri olan Journal Entry ve Event’lerle ise işiniz. Bu noktada da işin edebi tarafını da ayrıca araştırıp dönemsel kurgularda sırıtacak bir içerik üretmemeniz gerekiyor.

İşin güzel tarafı Paradox’un kreatif ekipleri size bu şansı, kaynağı ve vakti tanıyor olması üretime başlamadan önce ve süresince. Narrative Lead’imizin projeye başlamadan önce yurt dışındaki kütüphanelerden topladığı kitapları dağ gibi toplantı masasına dizdiğini görmek beni ateşleyen sahnelerden birisiydi diyebilirim.

4️⃣Paradox Interactive gibi büyük bir ekipte içerik tasarımı süreci nasıl işliyor? Günlük iş akışın ve ekipler arası etkileşimden biraz bahsedebilir misin?

💬Victoria veya Crusader Kings gibi genre’sında kült oyunlara içerik üretebilmek için gerçekten bu genre ve projeler için tutkulu olmanıza aşırı derecede önem veriliyor işe alım ve üretim süreçlerinde. Bunu geçmişte yaptıklarınızla bağdaştırıp gösterebiliyorsanız 5-0 önde başlıyorsunuz diyebilirim rahatlıkla. Yaptığınız bir workshop modu, yayınladığınız bir video bile bir anda işleri değiştirebiliyor. (ki benim yüzlerce yayınlanmış Crusader Kings videom mevcut)

Doğal olarak da bu tutku üzerine inşa edilmiş bir üretim süreci var diyebilirim. Böyle olduğu zaman işleri üstlenen insanlara sağlanan kreatif özgürlük de epey artıyor çünkü devamlı başında durmanıza veya aşırı detaylı dokümanlar hazırlamanıza gerekmiyor. İşi “teslim” etmek kolaylaşıyor. Süreci etkileyen en büyük unsur olarak bunu gösterebilirim.

Onun dışında gayet detaylı bir şekilde çizilmiş bir büyük resmin, oyun tabiriyle bir quest zincirinin halkalarını tek tek işliyoruz ve yapılacak işlerin çoğu projenin başından belirlendiğinden, o kanala girdikten sonrası çorap söküğü gibi geliyor. Gerçekten başladığımdan beri sadece işinde muhteşem yetenekli, tutkulu, asla egosuyla hareket etmeyen insanların yönettiği projelerde yer aldığım için kendimi çok şanslı addediyorum. Bütün süreç boyunca bir kez bile bir iş arkadaşımdan negatif enerji almadım, tam aksine herkes yardımınıza seve seve koşuyor, birikimlerini sizinle paylaşmaktan aşırı derecede haz alıyor.

Paradox için content designer’lık yapmanın en önemli gereksinimlerinden birisi de oyunların kendi scripting altyapısına hakim olmanız ve tasarladığınız her şeyi adeta bir modder gibi kendiniz gömmeniz. Her gün yeni fonksiyonlar, daha efektif yöntemler keşfediyorsunuz. Adeta lokal bir yazılım dili öğreniyorsunuz ve bu konuda kendinizi devamlı geliştirmeniz gerekiyor. Çünkü devasa bir altyapıya, yılların birikimine sahip bu projeler için üstlendiğiniz her yeni sorumluluk sizi daha önce karşılaşmadığınız çıkmaz sokaklara sokuyor, buralardan en az kayıpla çıkışın yollarını bulmak tamamen sizin kabiliyetinize ve merakınıza kalmış bir şey.

Bu konudaki veriminiz de “usta”lar, yani yıllardır sizin yaptıklarınızı yapanlar ile olan ilişkinizi ne kadar sağlıklı yürütebildiğinize, kısacası uyumluluğunuza ve çoğu zaman da aynı ustaları darlamadan kendi kendinize ne kadar kolay çözebildiğinize bağlı problemleri, özellikle “yeni adam” olarak. Bildiğiniz mesleki her şeyin dışında, Paradox’a özel kendinizi geliştirmeniz gereken bir husus bu.

5️⃣Gathering Tree’deki The First Men projesinde önemli bir rolün vardı. O dönemde edindiğin deneyimler, Paradox’taki çalışma tarzına nasıl katkı sağladı?

💬Bende kaynak ve içerik anlamında bir istifçilik vardı başından beri. En büyük katkıyı bu sağladı diyebilirim. Sanki yıllardır yaptığım veya yapmadığım işler için kaydettiğim ve sakladığım her şey Paradox ile olan maceram için birikmiş gibi.

Önceki projelerde, özellikle The First Men için bütün içerik tasarımını kendim üstlendiğimden ve masaüstü rol yapma oyunları gibi hobi projelerimden dolayı çok farklı konu başlıklarında kaynak biriktirme fırsatım olmuştu. En önemlisi de bu kaynakları efektif bir şekilde yönetip sindirilebilir hâle getirmek, ihtiyacınız olanı kolayca bulup, ayıklayıp sıcak bir yemek hâline getirebilmek.

Bana katkı sağlayan en büyük nimetlerden birisi de Dungeons & Dragons diyebilirim. Yıllardır yaptığım dungeon master’lığın bu kadar çok işime yarayacağını tahmin etmiyordum açıkçası. 🙂 Daha iyi bir antrenman sahası görmedim bizim meslek için.

6️⃣Hem Türk hem uluslararası projelerde görev almış biri olarak, oyun geliştirme kültürü açısından Türkiye ile İsveç arasında en belirgin farklar neler?

💬Paradox ile olan etkileşimlerimden öğrendiğim önemli birkaç fark var; kompleksiteyi iyi idare etme, işine asla ağlamadan ve ego karıştırmadan odaklanma ve sıkı kalite kontrolü. Yapılan projelerle gelen olgunluğun ve tabii ki zamanında elde edilen başarıların oluşturduğu bir kültür var ancak tecrübeli ekip arkadaşlarının asla alttan gelenlere yardım etmekten kendini çekmemesi bu kültürün devam etmesinde önemli bir detay gibi gözüküyor.

Proje vizyonunun dışına çıkılmayacak şekilde, önemli bir değer üretileceğinden hemfikirse ekip üyeleri, ortaya çıkacak unsurun gerçekleşmesi için ünvandan bağımsız herkes elini taşın altına rahatlıkla koyabiliyor. Kararsızlığın hızlı bir şekilde istişare ve yetenek ile def edildiği, hayal edilen ürün vizyonunun dışına çıkmama konusunda kolay kolay taviz verilmeyen bir ortam var.

7️⃣Strateji türü, tarihsel bağlamla birleştiğinde oldukça karmaşık hâle geliyor. Bu türde “iyi bir denge” kurmak için kişisel yaklaşımın nedir?

💬Projeye göre çok değişiyor bu ama büyük ölçüde karmaşıklığın tolere edilebildiği takipçilere sahip olunduğundan dolayı, bu tür grand strategy’lere içerik üretirken kendinizi çok kısıtlamanıza gerek kalmıyor. Hatta çoğu zaman hedeflediğiniz kompleksiteye getiremeden cilalamanız gerekiyor hazırladığınız içerik paketini. Biraz organik gelişiyor kısacası. Oturmuş bir kültür ve oyuncu beklentisi var geçmişi uzun projeler olduğundan dolayı. Siz de bu geçmişin bir parçasıysanız içerik üretirken nerede durmanız gerektiğini kullandığınız yöntemlerin de dışında içgüdüsel olarak az çok kestirebiliyorsunuz.

8️⃣Önümüzdeki yılları düşündüğümüzde hangi temalar ya da oyun türleri seni daha çok heyecanlandırıyor? Yeni projelerde neleri keşfetmek istiyorsun?

💬Paradox projelerine içerik üretmekten devasa keyif alıyorum ancak alternatif bir hayal kurmak zorunda kalsaydım, fantastik bir RPG için world/content designer derdim. Muhtemelen hepsinin arasından gönlümde en çok yer edenin Crusader Kings olması da bulundurduğu RPG elementleri. Hobisel anlamda dijital ve masaüstü RPG’lerin önemli ve ayrı bir yeri var. Yeni dünyalar tasarlamayı, hem kendim içlerinde kaybolmayı hem de sevdiklerimle beraber orada yeni şeyler keşfetmeyi çok seviyorum.

Mesleki olarak da yavaş yavaş sistem ve mekanik tarafına katkıda bulunmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Bu sorumluluğu böylesine ciddi projelerde almaya başlamak benim için farklı ve güzel bir tecrübe.

9️⃣Son olarak, Türk oyun sektörü depar atmaya başladı. Paradox’a kadar uzanan yolculuğunda, genç geliştiricilere verebileceğin en önemli tavsiye ne olurdu?

💬Sevdiğiniz oyunlara düzenli olarak mod yapın. Gerçekten para kazanacağınız bir proje geliştiriyormuşçasına açın bir doküman, modun oyuna neler katacağını, neyi hedeflediğini belirleyin ve çalışmaya koyulun. Küçük modlarla başlayın. Tatmin olduğunuz bir noktaya geldiğinizde workshop’a veya mod sitelerine yayınlayın ve insanlardan tepki almaya çalışın. Bir tasarımcıya profesyonel projelerde çalışıp iş bitirmek dışında bundan daha önemli fayda sağlayacak şey azdır.

Oyunlar dışında kendinizi sürekli geliştirmeniz gerekiyor. Paradox için yaptığım işler bana daha fazla tarih, teoloji ve sosyoloji kitabı okumayarak geçirdiğim zamanların ne kadar boş olduğunu fark ettirdi mesela. 🙂 Dopamin kaynaklarını bu taraflara yönlendirmekte fayda var.

Dungeons & Dragons ve benzeri masaüstü rol yapma oyunu sistemlerine kendinizi heveslendirin. Çok basit ve kolay içine girilebilen, ilginizi çeken setting’e sahip başka bir sistem de olabilir, dipsiz bir kuyu zira. Bu konuda kendinize koymanız gereken hedef belirlenmiş bir tarihte bir grup insana canlı bir oyun performansı sergilemek ve onların masadan güzel hatıralarla, doygun bir şekilde kalkmasını ve bir sonraki oyun seansını iple çekmesini sağlamak. Tasarladığınız her şeyin insanların yüzündeki karşılığını anında görmeniz neyi doğru, neyi yanlış yaptığınızı hızlı bir şekilde öğretecek ve raydan çıkan treni tekrar yerine nasıl oturtmanız gerektiğini gösterecek. İmpovize drama gibi.

Spesifik tutkularınız, hedefleriniz ve “sanal usta”larınız olsun. Çok fazla savrulmayın ve az önce verdiğim tavsiyeleri belirli çizgilerde, net bir “main quest” ile devam ettirin. Eğer günün birinde kendinizi Stellaris’e content designer olarak hayal ediyorsanız mesela, en az zaten bu işi yapan insanlar kadar tutkulu ve altyapıya hakim olduğunuzu hem kendinize hem de karşı tarafa hissettirmeniz gerekiyor ve bu yüzde yüz mümkündür, sakın uzak gelmesin. Gerçekçi proje hedefleri belirleyin ve durmadan kaliteli içerik/mod üretmeye başlayın ve publish edin. Fırsatların ayağınıza gelmesi için başka çareniz yok.

Sanal ustadan kastım da şudur; kendinize ulaşmak istediğiniz bir yer belirledikten sonra oraya ulaşmış kişilerin bunu nasıl başardığına dair ciddi kafa yormanız ve araştırma yapmanız gerekiyor. Türkiye’de yaşıyoruz ve bunu kanlı canlı yapabileceğimiz nefer maalesef elle sayılır kadar, bu bir gerçek. Doğal olarak bu kendinize aldığınız örnek kişilerin sanki sizin ustanızmış gibi dolaylı yoldan size verdiği tavsiyeleri iyi yakalamanız gerekiyor.

Saygılar. 🙂

İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm Yorumlara Bak
0
Yorumlarınız bizim için değerlix