The Blood of Dawnwalker Tahta Oturacak Gibi

The Blood of Dawnwalker yapısal olarak Witcher mirasından besleniyor ve bu iyi bir şey.

Rebel Wolves stüdyosunun uzun süredir beklenen yeni vampir RPG’si The Blood of Dawnwalker, yayımlanan son oynanış fragmanıyla oyun dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eski CD Projekt RED geliştiricilerinin imzasını taşıyan bu yapım, ilk bakışta birçok oyuncuya efsanevi The Witcher 3’ü anımsatan güçlü öğeler barındırıyor. Kullanıcı arayüzünden müziklere, seslendirmelerden Novigrad benzeri ortaçağ şehir tasarımına kadar pek çok detay, Geralt’ın maceralarını akla getiriyor. Hatta oyunun genç vampir kahramanı Coen’in dağınık at kuyruğu saçı ve adının, kitaplardaki önemli bir cadıyı çağrıştırması, bu benzeşimi daha da pekiştiriyor. Ancak bu ilk izlenim, oyunun kendine özgü derinlikler sunmaktan çekinmeyeceğinin de bir işareti.

Fragman, tipik bir Witcher 3 canavar avı görevine benzer bir senaryoyla başlıyor: Coen, yerel halktan ipuçları toplayarak bir katedralin kütüphanesine erişim kazanmaya çalışıyor. Diyaloglardaki karakterlerin dikkat çekici, çatlak suratlı tasarımları atmosferi güçlendirirken, Coen’in “Witcher Duyuları”na tıpatıp benzeyen yeteneğini (sepya filtresi ve kırmızı ana hatlarıyla) kullanarak bir vahşi vampirin inini ortaya çıkarması, serinin hayranları için tanıdık bir hissiyat yaratıyor.

Hatta keşfedilen yaratığın, Blood and Wine ek paketindeki Bruxa’dan alınma çığlık saldırısını kullanması dahi şaşırtıcı bulunuyor. Ancak The Blood of Dawnwalker, Geralt’ın izinden giderken, cesetlerle konuşmayı sağlayan “hex” büyüsü gibi yeni, Baldur’s Gate 3’teki benzer bir yeteneğin daha sınırlı versiyonunu sunarak kendi kimliğini oluşturmaya başlıyor. Diyalog seçimleri ilk etapta kısıtlı görünse de, oyunun reaksiyonel yapısı ve zamana bağlı kararlar içeren gergin anları, oyuncuya farklı bir derinlik vaat ediyor.

The Blood of Dawnwalker’ın dövüş dinamikleri ise keskin ve akıcı görünüyor. Sekiro’daki gibi başarılı bir savuşturma mekaniği ve tatmin edici uzuv koparma animasyonları, aksiyonseverlerin beğenisini toplayacak nitelikte. Ancak fragmanın asıl dikkat çeken noktası, Coen’in aynı hedefe (kilise kütüphanesine girmek) hem gündüz hem de gece farklı yaklaşımlarla ulaşabilmesi oldu. Gündüz kılıç ve büyülerle hareket eden vampirimiz, gece olduğunda pençelerini ve özel vampir güçlerini kullanabiliyor. Oyun içindeki zaman ilerleyişi, Disco Elysium veya Pentiment’taki gibi gerçek zamanlı simülasyon yerine, kritik diyaloglar veya görev tamamlamalarıyla tetikleniyor. Rebel Wolves, bu sistemle birlikte gündüz ve geceye göre dramatik biçimde farklılaşan görev yolları ve çok sayıda ana dal varyasyonu sözü veriyor.

Tüm oyun haberlerimiz için buraya tıklayın.

YNP YouTube kanalı için ise buraya tıklayın.

İçeriği sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz:
Etiketlendi:
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm Yorumlara Bak
0
Yorumlarınız bizim için değerlix